Dizde Sıvı Azalması Tedavisi

 

 

 

Dizde sıvı azalması ; Diz kapağı eklemlerinin birbirlerini aşındırmamalarını sağlayan ve arada olan sıvının ( sinoviyal ) belirli sebeplerden dolayı kaybıdır.Böyle bir hastalık kıkırdak kaybı ile başlar ve diz kapağının arasında bulunan sinoviyal sıvının azalmasıyla eklem yerlerinin aşınmasına neden olur. Sıvı kayıplarının en birincil sebebi hareketsizliktir. Bunların bize yansıması ise şu şekillerde olur ;

 

 

  1. Yürümede zorluk,,
  2. Hareketlerde kısıtlanmak
  3. Kalkmanın ve oturmanın zorlanması,
  4. Eklem yerinde ağrı ve şikayetlerdir.

 

 

 

Dizde sıvı azalması olan hastaların öncelikle yapması gerekenler nelerdir ?

 

 

  1. Bisiklet sürmek,
  2. Egzersiz yapmak,
  3. Merdivenleri inip çıkmak,
  4. Fazla kilolardan kurtulmak.
  5. Düzenli olarak yürüyüş yapmak,
  6. Düzenli eğilip kalkma hareketlerini yapmak,
  7. Vücudu yıpratmadan doğru bir şekilde spor yapmak.

 

 

 

Dizde sıvı azalmasının nedenleri nelerdir ?

 

 

 

  1. Gereğinden fazla tuz tüketimi,
  2. Diz kapağının gereğinden az kullanımı,
  3. Diz kapağının gereğinden fazla kullanımı,
  4. Vücudun yeterli su ihtiyacının karşılanmaması,
  5. Bu damara kan taşıyan damarlarda tıkanıklık oluşması.

 

 
Dizde sıvı azalmasında tedavi sürecini destekleyen doğal tedavi yöntemleri nelerdir ?
 
  1. D vitamini takviyesi,
  2. Kelle paça tüketmek,
  3. İlikli kemik haşlaması,,
  4. Günde 2 defa kuşburnu çayı tüketmek
  5. Kemik kaynatmak (önce sirkeli suda bekletmek gerekir ).

 

 

 

Dizde sıvı azalması kimlerde sık  görülür ? 

 

 

 

  • Şeker hastaları,
  • Az su tüketenler,
  • Fazla kilosu olan kişiler,
  • Aşırı ağırlık ile çalışanlar,
  • Kireçlenme ve benzeri rahatsızlığı olanlar,
  • İşi yada başka bir nedenle hareketsiz olanlar,
  • Kadınlar (doğum ile meydana gelen kalsiyum yoksunluğu),
  • Kalsiyum gibi kemiklere yararı olan mineralleri yoksun tüketenler.

 

 

 

Dizde sıvı azalmasının tedavi yöntemleri nelerdir ?

 

 

 

  1. Viskosuplemantasyon ; Diz eklemi içindeki eklem sıvısı oldukça yoğundur ve diz ekleminde sürtünmesiz bir ortam (yağlama) sağlar. Eklem sıvısında yer alan hiyalünorik asit aynı zamanda bir çok vücut dokularında da bulunur. 3-5 kerede süreç bitirilir. Geçici bir tedavidir. Hızlı bir şekilde ağrıyı kesme yeteneğindedir. Etkisi 6-9 aya kadar sürer.
  2. Kortizon enjeksiyonu ; Diz eklemine kortizon enjeksiyonu, artritin özellikle yanma gibi önemli belirtilerini azaltmaya yardımcı olduğu gösterilmiştir. Bu enjeksiyonlar doğrudan etkili anti-enflamatuar bir ilaçtır. Şişme ve sancıları dindirir. 2-3 defa yaptırılabilir.
  3. Kondroplasti ; Cerrahi olmayan yöntemlere ek olarak  Osteoartrit tedavisinde cerrahi yöntemler de bulunmaktadır. Bunlardan ilki artroskopi ve kondroplastidir. Kondroplasti pürüzlü yüzeylerin düzeltilmesidir.
  4. Aşınma / Mikrokırık ; Aşınma protezi, veya mikro kırık yöntemi kıkırdağın tümünün kaybedildiği yada aşınan küçük kemik bölgelerine uygulanması uygundur.Bu tedaviler, 
  5. Eklem enjeksiyonları ( HA, PRP, kortizon, anestezik ilaçlar , dextroz vs… ) ; İyileştirici tedaviler arasında, yaklaşık 15 yıldır uygulanan  hyaluronik asit ( HA ) tedavisi  her hastada aynı sonucu göstermese de hala önemini , değerini koruyan bir yöntemdir. Tek doz ya da 3 doz olarak uygulanabilir. Çok nadiren hafif alerjik şikayetler dışında önemli bir yan etkisi yoktur. PRP  ise  kök hücre tedavisi, son yıllarda çok büyük umutlar vaat eden bir yöntemdir. Hastanın kendi kanı alınır, 10-15 dakikalık işlemden geçirilerek, trombosit ve beyaz küre hücrelerinde zengin kalan kısmı alınarak hastanın dizine enjekte edilir. Diz kireçlenmesinde toplam 3 doz olarak uygulama yapılır. Beklenen ciddi bir yan etkisi yoktur. Sadece, enjeksiyon sonrası bazı hastalarda reaksiyona bağlı hafif şişlik ve ağrı oluşabilmektedir. Bu durum birkaç gün süreyle buz uygulaması ve basit ağrı kesicilerle geçmektedir.  PRP tedavisi sonrası, hastanın mümkünse kortizon gibi ilaçları kullanmaması gerekir. Fizik tedavi ve egzersizlerini düzenli yapması çok faydalıdır.  PRP etkisini hemen göstermez, etkisini görebilmek için 3 ay kadar beklemek gerekir. 3 ay sonunda hastanın ağrı, hareket zorluğu  şikayetlerinde belirgin düzelmeler meydana gelir.

Yazar: editör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir